26 Ekim 2010 Salı

BİR FOTOĞRAFA




Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.

Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.

Tıkandığım o an,

Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,

Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.

Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,

bitti artık hepsi...




Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.

Bakış açım belli oldu yine.

Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.

Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.

Dağlara çarptım her esişimde.

Yollara küfrettim her gidişinde.



Demiştim sana hatırlarsan:

“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,

‘zamanla bırakmamak’tır..”

Şimdi bana, geçen o zamanın

Unutulmaz sancısı kalır



Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim

NAZIM HİKMET
-------------------------------------

Biliyorum sana giden yollar kapalı


Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni



Ne kadar yakından ve arada uçurum;

İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

...

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm

Yalnız seni, yalnız senin gözlerini



Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım

Ben artık adam olmam bu derde düşeli



Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya

Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki



Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi

Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği



Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;

Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki



Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor

Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini



Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;

Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri



Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım

Bu böyle pek de kolay değil gerçi...



Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;

Bunun verdiği mutluluk da az değil ki



Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,

Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki



İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,

Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:



Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu

Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri..



Cemal SÜREYA